Page 30 -
P. 30
ATATÜRK İLE ANILAR
Mustafa Kemal ve
Tıbbiyeli Hikmet
Uğur Koçer’in yazısı
Sivas Kongresi günlerini ve gündemde
olan manda[1] tartışmaları sırasındaki
(İstanbul delegelerinden İsmail Fazıl
Paşa’nın gündeme getirdiği) bir anıyı
Mazhar Müfit Kansu’dan aktaralım:
‘’... Hikmet isminde askeri hazırunun (orada hazır bulu- Arkadaşı Dr. Ahmet Selgil
tıbbiye talebesi ve Sivas nanlar) bir çoğunun gözleri anlatıyor: ‘’Kongre’den dön-
Kongresi’nde askeri tıp tale- yaşarmıştı. Mustafa Kemal dükten sonra tam bir Kuvayı
besi delegesi olan bir genç, Paşa da müteheyyiç olmuştu Milliyeci idi. Hikmet ile Yusuf,
İstanbul efendi ve paşalarına (heyecanlanmıştı). Heyecanlı Çamlıca-İzmit-Adapazarı
vatanseverlikte, memleketçi- bir sesle: yoluyla milli savunmaya katıl-
likte, milliyetçilikte rehber ve ‘’Arkadaşlar gençliğe ba- mak üzere Ankara’ya gittiler
örnek olacak ölçüde doğru kın, Türk milli bünyesindeki ve Mustafa Kemal’in emrine
düşüncenin, milli inan, heye- asil kanın ifadesine dikkat girdiler. Bir yıl kaldıktan
can ve imanın sahibi bulunu- edin’’ dedi. Sonra Hikmet sonra okulu bitirmek üzere
yordu. Bu genç de Paşa’nın Bey’e dönerek: ‘’Evlat, İstanbul’a geldiler. 1922’de
odasındaydı. Sanki birden müsterih ol (için rahat olsun). Tıbbiye’yi bitirdiler. Hikmet
bire ateş ve heyecan kesilmiş Gençlikle iftihar ediyorum ve çok sessiz, fevkalâde hassas,
olarak, yüksek sesle: gençliğe güveniyorum. Biz, sinirlendiği zaman yıkıcı
ekaliyette (azınlıkta) kalsak fakat arkadaşları tarafından
‘’Paşam, murahhası (üyesi) dahi, mandayı kabul etmeye- çok sevilen bir gençti. Çok
bulunduğum tıbbiyeliler beni ceğiz. Parolamız tektir ve de- mütevazıydı. İddiasız, fakat
buraya istiklâl (bağımsızlık) ğişmez: Ya istiklâl, ya ölüm! kıymetli bir insan, eşsiz bir
davamızı başarmak yolun- (Ya bağımsızlık, ya ölüm!)’’ hekimdi.’’
daki mesaiye (çalışmaya)
katılmak üzere gönderdiler. Tıbbiyeli genç, yerinden Atatürk yıllar sonra bir sof-
Mandayı kabul edemem. Eğer fırladı: ‘’Var ol Paşam...’’ ra sohbetinde Hikmet Bey’i
kabul edecek olanlar varsa, diyerek Mustafa Kemal’in anar ve ‘’Acaba bizim Sivas
bunlar her kim olursa olsun elini öptü. Kongrede, Türk Kongresi’ndeki biricik ateşli
şiddetle red ve takbih ederiz münevver (aydın) gençliğinin genç Tıbbiyelimiz nerede-
(kabul etmeyiz ve kınarız). olduğu kadar daima ileri ve dir?’’ diye sorar. Öldüğünü
Farzı muhal (örneğin), manda inkilâpçı (devrimci) fikirlere söylerler. Özüntüden sofrayı
fikrini siz kabul ederseniz sizi alemdarlık (öncülük) etmiş terkeder. Oysa Hikmet Bey
de reddeder, Mustafa Kemal’i olan Tıbbiyenin de mümessili sağdır. Mazhar Bey bir kaç ay
‘vatan kurtarıcısı değil, vatan (tıp fakültesinin temsilcisi) sonra Hikmet Bey’le sokakta
batırıcısı’ olarak adlandırır ve olan ve askeri üniformasıyla karşılaşır ve hatasından dola-
tel’in ederiz (lanetle kınarız)’’ kongreye iştirak eden bu biri- yı kendisinden özür diler.
diye bağırdı. cik gencin de, Mustafa Kemal
alnından öptü. ‘’Gençler, va- Hikmet Bey, Balıkesir’de
Bu gencin yürekten kopup tanın bütün ümit ve istikbali uzun yıllar hizmet verdiğin-
gelen bu sözleri karşısında size, genç nesillerin anlayış den dolayı, 1943 yılında CHP
ve enerjisine bağlanmıştır.’’ tarafından bu ilden milletve-
n 30 www.euroimaj.de 2016 dedi. kili adayı gösterilmek istenir.
Ancak bu fikre ‘’Giresun

