Page 7 - sayi52
P. 7

Bizler…                Ali Boz - Yönetmenin köşesi          KÖŞE YAZISI

                                     Ay-Yıldız


             ültür bir milletin, kendi-  aliboz@euroimaj.de         pazarlıyor” diye tepki
         K ne has çizgide gelişip                                   gösterdiler.
         yükselmesinde başvuracağı önemli bir kaynaktır.   Ah! Birbirimizi biraz sevip sayabilsek bazı konu-
         Millet hayatının ahenk ve istikametiyle, kültür   lar kendiliğinden herhalde hal olacak.
         kaynaklarının duruluğu arasında her zaman sıkı   Milletlerin hayatında “kültür” çok ehemmiyetli bir
         bir münasebet mevcut olmuştur.         yer işgal eder. Bir milletin geçmişiyle iç içe ve ruh
           Kültür, milletlerin az-çok birbirleriyle teması ne-  köküne sımsıkı bağlı bir “kültür”, o milletin yaşama
         ticesinde, bir ölçüde medeniyet gibi, bir toplumdan   ve yükselme yollarını açar ve aydınlatır.
         diğer topluma da geçebilir. Ancak, bu geçişte milli   Kültür, bir cemiyetin dil, terbiye, âdet ve sanat
         ruh toplum değerleri iyi çalışmazsa, gerekli tasfiye   gibi duygularından doğmuş, sonra da işlene işlene
         ve ayıklama yapılamazsa, neticesinde kültür ve   o toplumun hayat tarzı hâline getirmiştir.
         medeniyet bunalımı da kaçınılmaz olur.   Her parçası çok ehemmiyetli bir kısım esasla-
           Bizler nereye gidersek gidelim, her yerde   rın bütünüdür. Bu esasları görmezlikten gelmek
         insanımızın cehaleti, bölünmüşlüğü her zaman   körlük, toplumu onlardan uzaklaştırmaya kalkış-
         karşımıza çıkıyor. En ufak anlaşmazlıklarda   mak ise, onu yolsuz, yöntemsiz hâle getirerek,
         hemen ayrılıklar, hemen ayrı dernek, cami kurma   yozlaştırmak o toplumu kökünden yok etmeye
         gibi alışkanlığımızdan vazgeçmedik ve geçeceği-  yönelik katliamdır.
         mizden de söz edilemez.                  Kültür, millet ve cemiyetin tabiatından doğar ve
           İşadamlarımız, esnafımız ticareti hayatında da   gelişir. Bir ağacın yaprağı, çiçek ve meyveleri ne
         aynı mantıkla hareket etmiyor muyuz?   ise, bir toplumun kültürü de odur.
           Dönerci dükkânlarımız, marketlerimiz yan yana   Kültür bir bakıma, kendi kökünü, geçmişten
         değil mi?                              (tarihten) alacağı dersler doğrultusunda yarına
           Kendilerini batırmaya yönelik “ben kazanmı-  taşımasürecidir.
         yorum o da kazanmasın” diye anlamsız reka-  Kültür, toplumu var eden cemiyetin en ufak
         betlerimiz yok mu? Bütün bu örnekleri daha da   yapısı aileden, milleti oluşturan her ferde kadar
         çoğaltabiliriz.                        herkesin birbirini sevebilmesi, sevemezse bile en
           Zenginleştirmemiz gereken bir konu varsa ki o   asgari müştereklerde birlikte hareket edebilme
         da bizim cahilane alışkanlıklarımızdır.   noktasıdır.
           Kısaca iki örnek vermek istiyorum.     Bizim kültürümüzün dünü incelendiğinde yarın-
           29 Ekim Cumhuriyet Bayramında bir Cami   lara güvenle bakan Cumhuriyet neslinin, Mustafa
         Derneği başkanı kalkıp o gün Kuran Ziyafeti dü-  Kemal’in izinde olanların, geleceğe talip olanların
         zenliyor. Sonrasında da “biz o günün Cumhuriyet   yetiştiği, “Ey vatan gözyaşların dinsin, yetiştik
         Bayramı olduğunu bilmiyorduk” sözleri ile ifade   çünkü biz” diyen milyonların, buna sahip çıkacağı
         etmesini çok manidar buluyorum. Hadi bilmiyorsun   bir gerçektir.
         Cumhuriyetin kurucusu önderi Mustafa Kemal   Bizim kültürümüzün altyapısının bir parçasını
         Atatürk’e ve arkadaşlarına dua ettiremiyorsa   ise Hacı Bektaşlar, Mevlanalar, Yunus Emreler,
         sebebini bir yerlerde aramak gerekmez mi? Bunun   Âşık Veyseller atıp bizlere sizlerde onu geleceğiniz
         sorumluluğu bizim omuzlarımızda değil mi?  için yaşayın ve geliştirerek ileriye yönelik medeni
           Başka bir örnek ise kuruluşumuz etkinliğinde   milletlere örnek olalım.
         Türkiye’den bir işadamını ve gazeteci bir arkadaşı-  Kısacası bizim kültürümüzün mayası “insan” ve
         mızı seminer versin diye Nürnberg’e davet ediyor   “sevgi”dir.
         ve gelen seminercilerden biri ev pazarlıyor diğer   Biraz olsun birbirimizi sevelim, birbirimize katla-
         gazeteci arkadaş ise “Ben aslında bu işin uzmanı   nalım. Sevelim ki, sevilelim.
         değilim davet edildim geldim” demesi dinleyenler-  Herkese mutlu ve huzurlu yıllar dilerim
         de şok etkisi yapmıştır.                 Sözün Özü:
           Toplantının bir saat gecikmeyle başlaması hiçte
                                                  Gidene kal demeyeceksin. Gidene kal demek
         etik değil. Pazar günü gibi kıymetli bir günde boş   zavallılara, kalana git demek terbiyesizlere,
         vakitlerini ayırarak toplantıya katılanlar haklı olarak   Dönmeyene dön demek acizlere, Hak edene git
         “kul hakkı diye bir şey var” diye tepki göstermeden   demek asillere yakışır. Kimseye hak ettiğinden
         edemediler. Konuşmacıların sunumları ise dinle-  fazla değer verme, Yoksa değersiz olan hep sen
         yenleri büyük hayal kırıklığına uğrattı.   olursun.
           Ana sponsorlardan birisi “bizim paramızla                    Friedrich Nitsche
         Kemal Şahin kendi reklâmını yapıyor, emlak
                                                                   2017  www.euroimaj.de n 7
   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12