Page 52 - sayi52
P. 52
PORTRE
Param var ama tüketmeye hakkım yok!
Kırmızı süveteri delik deşik olmasına rağmen hala
üzerinde ayakkabısı da yamalı. Sökük paltosunu, pantolonunu,
yakalarını ters-yüz ettiği gömleklerini yıllardır kullanıyor.
10 yıldır hiçbir şey almamış üzerine. Karaca markasının ve
Tema vakfı’nın kurucusu hayrettin karaca “param var ama
tüketmeye hakkım yok” diyerek “al tüket ve yok et” diyen
Hayrettin Karaca tüketim toplumuna açtığı savaşla gurur duyuyor.
K omşuya ver… hayrettin’ mesajıydı. Komşu yor” diyerek dünyanın
annenin yağını, odununu kim
düştüğü durumu gözler
Dünyada tüm insanla-
rı doyuracak kadar yiyecek alır, kimse bilmezdi. Paylaş- önüne seriyor.
olduğunu ama gözü aç olan- ma düzeni vardı, o kültürdü.
ları doyuracak hiçbir şeyin Savaştan çıkmış bir Türkiye’de TV seyretmiyor…
olmadığını söyleyen karaca, ‘fakirim’ diyen çoktu ama ‘açım’ Cep telefonu
Türkiye’de bir zamanlar fakirleri diyen yoktu. Oradan aldım bu kullanmadığını, 5
aç bırakmayan kültürün nasıl kültürü. Kaybolan budur, giden yıldır TV izleme-
yok olduğunu hüzünlenerek budur. Ama Anadolu’yu gezer- diğini belirten
anlattı. Televole kültürünün ken görüyorum ki, bu değerleri karaca:
karşısında birtakım değerlerin hala yaşatanlar var.” “oku-
yok olduğunu söyleyen karaca,
çocukluk günlerinin “komşuyu Utanıyorum…
aç bırakmayan” kültürünün Tüketim toplumunun rezalet
yeniden dirilmesiyle, açlıkla sa- hale geldiğini karaca: makla
vaşılabileceğini söyledi. “dünya “Akmerkez’in önünden mükellefim. Olanın
ikiye bölünmüş artık. Gözü açlar geçmeye utanıyorum, nedir olmayana, bilenin
ve karnı açlar. bu ışıklar, bu rezalet. ‘yılbaşı’ bilmeyene borcu var.
İşte o gözü açları doyurmaya- demek, ‘al, tüket, yok et, yaşamı Malını mülkünü verirsin
cağız. Bunların farkına küçük- mahvet’ demek. O yüzden bu orada biter borcun. Mesela Ya-
ken vardım. dilim kültürüm yırtık kazağı gururla taşıyorum lova’daki botanik bahçemi vakıf
gidiyor. Bağımsız bir Türkiye üzerimde. Global ekonomi yaptım ama borcum bitmedi
değiliz artık. En büyük acımız insanları kullanıyor. Ama bakın topluma. Şimdi borcumu bilgi
geri getiremediğimiz o kültü- beni kullanamıyor, çünkü izin sahibi olarak ve bunu aktararak
rümüzdür.” diyen karaca şöyle vermiyorum. Çok da mutlu- ödüyorum. Okumak ibadet-
konuştu: yum. Bunu elimden hiç bir güç tir. Okumamak Cumhuriyete
“Ben bir kasaba çocuğuyum. alamaz. İnanç her şeyi hal eder” ihanettir.”
Varlıklı bir ailenin çocuğuydum. dedi.
Ama herkes eşit şartlarda oy- “açlıktan ölen katilleri vardır” Oğlunu, eşini ve annesini
nardı sokakta. Bütün çocuklar diyen karaca, ihtiyacından çok kaybeden hayrettin karaca,
gibi ben de yalınayak oynardım. tüketerek sınıf atlamaya çalışan- “acılar karşısında isyan ederek
Akşam olduğu zaman annem ları suçladı. Karaca, “bugünkü hiçbir şey kazanamazsınız,
seslenirdi, avucuma bir kap sı- tüketim iki katına çıktığı gün, elde olan bir şey değil çünkü
cak yemek koyarlardı. Kulağıma belki dünyada yaşam olmaya- bu. Ben acıyı da, mutluluğu da
eğilip, ‘komşu anneye götür’ cak. kabulleniyorum. Ama acılar
derdi. Etrafımızda bizi duya- hafızadan hiç çıkmaz” dedi.
cak kimse yoktu ama bu bana En büyük tehlike gıdada.
verilen ‘aman kimse görmesin Bir Amerikalı çocuk doğdu- 185 milyon Afrikalı her gün
ğunda 30 çocuğa eşdeğerde açlıktan ölme riski ile yaşıyor…
n 52 www.euroimaj.de 2017 dünya nimetlerini alıp götürü-

