Page 43 - Sayı 54
P. 43

BİR DİRENİŞ DESTANI YAZILIR  tüm üstün insan ve silah gücüne   rağmen Cihat şuuru ile   TARİH
                                  rağmen bir türlü başarılı olama-  ölüm-kalım savaşı veri-
        Uluslararası gerçekleşen   maktaydı...                yordu...Toplu idamların
       sömürgecilik yarışmasına 1911   ÖLÜM-KALIM SAVAŞI BAŞLAR  haddi hesabı yoktu, direnişler tü-
       yılında yeni bir oyuncu katılmaya                      kensin, teslim olunsun diye İtalya
       karar verir... İtalya da toprak avına   Kıvrak zekasıyla etkili savaş   insanlık dışı her şeyi uyguluyordu.
       girişecek, hedef olarak Akdeniz’in   strateji ve taktikler belirleyen   ÇÖL ASLANIN MANİDAR
       diğer tarafındaki Libya’yı belir-  Libyalı Senusi lideri Ömer Muhtar,   SÖZLERİ
       leyecekti, çünkü o da ününe ün   emrindeki kabileleri küçük gruplar
       katmak zorundaydı. Birçok kez   halinde ustaca organize etme-  Savaş uzar, katliamların sonu
       işgalci İtalyan güçler ile çarpışma   sini çok iyi bilmekteydi. Öyle ki,   gelmez...Ve Libya’nın çöl aslanı
       yaşanacak ve her seferinde büyük   hızlıca ve seri bir şekilde yapılan   sonunda yakalanır. Binlerce
       bir kararlılık ve cesaretle direnile-  baskınlar ile İtalyan askerlerini   Libyalılar şahit olur onun korku-
       cekti. Yirminci yüzyılın en önemli   tekrar tekrar şaşırtıp hazırlıksız ya-  suzca idam sehpasına çıkmasına
       direniş destanlarından birisi olarak   kalardı. Her türlü çabaya rağmen   şükretmekteydi.
       tarihe yazılan Senusi hareketin   yakalanamıyordu Ömer Muhtar.   Şu sözleri akıllara gelir: “Ya
       içinde barındırdığı dinamizm   Bir anda kaybolup, haftalar sonra   kazanırız ya ölürüz. Bizden son-
       işte tam olarak buydu...  Ve bu   farklı bir kılık içinde ortaya çıkıp,   raki nesillerle de savaşacaksınız.
       direniş dünya çapında bir sembole   İtalyanları tekrar büyük bozguna   Bana gelince. Ben, cellatlarımdan
       dönüşecek olan bir lidere sahipti.   uğratır, ardından ormanlıklara da-  daha uzun yaşayacağım çok iyi
       Ömer Muhtar (ö 1931) dünyevi   lıp izini kaybettirirdi. Ve Libya’daki   biliyordu çünkü şehitlerin ölme-
       hiçbir çıkar peşinde olmayan,   bu çatışma böylece çıkmaza   diğini... Senusiler, onun şehadet
       derdi sadece halkı özgürleştirme   girmişti.           şerbetini içmesinden sonra daha
       ve vatanı koruma olan bir dava   Bu esnada Akdeniz’in diğer   bir azimle, aynı yolda ya İstiklal
       adamıydı. Öyle ki, gerekirse bu   tarafında olan İtalya’da büyük   ya Ölüm bilincinde Cihada devam
       yolda canını feda edecekti... Onun   değişimler olur. 1922 yılında Mus-  ettiler ve nihayet 1951 yılında Li-
       manidar sözleri tüm mücahitlerin   solini ile birlikte İtalya’da diktatör-  bya bağımsızlığını kavuştu. Ömer
       dilinde, sesler göklere doğru yük-  lük dönemi başlar. Baskısı gittikçe   Muhtar’ın idamından sonra 87 yıl
       selmekteydi: “Ya şahadet ya zafer,   fazlalaşan faşist güç karşısında   geçti. Şanlı yaşamı ile bize örnek
       ya şahadet ya zafer, ya şahadet   yerli halkın direnişi de o nispette   olmaya devam eden Senusi lideri-
       ya zafer.” Allah yolunda yaşamak   artmaktaydı. Ama İtalyanlar ka-  ni rahmet ile anıyoruz... Gitmeden
       kadar, Allah yolunda ölmek de   rarlıydı, dikilecekti o sancak oraya   bizlere nasihat etmeyi de ihmal
       vardı çünkü... Zaten kaybedecek   bir şekilde. Ve artık her yol meşru   etmedi kahraman Mücahit. Diyor
       neleri kalmıştı ki... Esaret kabul   kılınır... Tarlalar yakıldı, ağaçlar   ki: “Çocuklarınıza sütle birlikte
       edilemezdi; esir olmaktansa,   kesildi, topraklar kurutuldu. Ma-  Kur’an’dan öğütler verin. Boyları
       ölümüne savaşılacaktı.     sum halk toplama kamplarında tel   büyürken, kalpleri ve bakış açıları
        Senusilerin bu mücadelesi   örgüler arkasına hapsedildi, Libya   da büyüsün.”
       karşısında binlerce kişilik ordu   açık hava hapishanesi olmasına   Yeryüzünde nur saçan, ka-
                                                              ranlıkları aydınlatıp yol gösteren
                                                              önderlerimizi unutmayalım, unut-
                                                              turmayalım...

                                                                Kaynaklar:
                                                              1-  Tassavuf ve Siyast Hareketi
                                                              Senûsîlik, Nicola A. Ziadeh, Çevi-
                                                              ren Kadir Özköse, Bilimevi Basın
                                                              Yayın, 2006
                                                              2- Başlangıçtan Günümüze Kadar
                                                              Afrika'da İslam ve Tasavvuf, Kadir
                                                              Özköse, Tasavvuf Dergisi, Anka-
                                                              ra, 2001,
                                                                   sayı 7, ss. 157-184.
                                                              3-  Ömer Muhtar, Doç. Dr. Ahmed
                                                              Ağırakça, Beyan Yayınları, 1994
                                                              4-  Mekke’ye Giden Yol, Muham-
                                                              med Esed, İnsan Yayınları, 2000
                                                              5-  Muhammed Senusi, Kadir
                                                              Özköse, İnsan Yayınları, 2000

                                                                  2018  www.euroimaj.de n 43
   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48