Page 64 - Euroimaj 56.Sayı
P. 64
Cemalettin Özdemir’in yazısı
ARAŞTIRMA
Bir insan, neden çorba-
Konuşan Kitaplık: dan başka bir şey yemiyor
olabilir. Nitekim Ibnü’l
Cezvi, ekmek yemezmiş
İbnü’l Cevzî DOĞUMU VE mesela.
Bir gün eşi merak
eder, sebebini bilmek
YETIŞMESI ister. Meğerse hesap
ÜSTÜN YETENEKLI VAIZ Künyesi, Ebü’l-Ferec etmiş, Ibnü’l Cevzi.
olup, ismi, Abdurrah- Ekmek yemek uzunca
İbnü’l-Cevzî bir vaiz olarak da ün yapmış- mân bin Ebi’l Hasan’dır. çiğnemekten dolayı çok
tır ve bu konuda üstün bir yeteneğe sahipti. Ebü’l-Ferec, büyük sürdüğünden, çorba
Bunu zamanın insanları da keşfetmiş olmalı ki, dedesi Ca’ferül-Cevzî’ye içmeyi tercih ediyormuş.
yeryüzünde onun vaaz meclislerine benzeyen ait El-Cevzî nisbetinden
bir meclis bulmak zordu adeta. Üstelik verdiği dolayı, İbn-i Cevzî ismiyle Aradaki gecen zamanı
vaazlar öyle büyük faydalar sağlardı ki, gafiller meşhur oldu. Doğum ise israf olarak görecek
uykudan uyanır, cahillerin kalp gözleri acılırdı. tarihi kesin bilinmeyip, kadar zamanın kıymetini
Günahkârlar tövbe eder, birçok müşrik ise 1116 senesinde Bağ- fazlasıyla anlamış ve
orada Müslüman olurdu. Halbuki çok genç dad’da doğduğu tahmin bu nimeti doğru kullan-
yaşta vaaz vermeye başlamıştı ve bu sahada edilmektedir. Babasının
küçük yaşına rağmen arttıkça artan bilgisi ve vefatından sonra üç maya özen gösterirmiş.
ustalığı ile birlikte binlerce gönülleri feth ediyor- yaşındayken amcasının Binlerce kitap okuyup
du. Her zümreden insana ustaca hitap etmesini himayesine alındı. Daha yazmış olmasına rağmen
öyle iyi bilirdi ki, vaazlarını dinlemek için izdi- çok küçük yaşlardan “Şu dünyadan okumaya
ham derecesinde bir kalabalık toplanırdı. Ve itibaren dönemin büyük hasret gideceğim ona
bu vaaz meclislerinde halife, vezir ve büyük alimlerinin yanına girdi ve
alimler de bulunurdu. Yüz binler tövbe eder, yir- orada özellikle tarih, hadis yanarım” diyecek kadar
mi binden fazla insan ise Müslüman olduğunu ve ahlak ilimlerini okudu. kitap okuma sevdalısıydı.
ifade ediyor. Ayrıca vesile olduğu güzellikleri Ders dinleyip icazet ‘Değer verdiğin kadar
kendisi şöyle anlatıyordu: “Allah (c.c.) bana, (diploma) aldığı hocaların değer görürsün’ mantı-
iki yüz binden fazla insanın zikir meclislerinde sayısı seksen yediydi. Ali ğını kavramış, çok ilim
hidayete ulaştığını gösterme lütfunda bulundu. bin Abdulvahid Deynuri,
Vâ’zımla kalpleri taş bağlamış insanların, hiç Hibetullah Ebu’l Kasim b. dalında derinleşip pek de-
yaşarmayan gözleri yaşardı.” Husayn eş-Şeybani ve ğerli eserler kaleme almış,
Hafiz Ibnü’l Cevzî Ebu Bekir Muhammed b. yaşadığı dönemde rağbet
Hadisteki haklı şöhreti, bu alandaki üstün Hüseyin b. Ali el-Mezraki gördüğü gibi, vefatından
yeteneği ve azminden kaynaklanıyordu. bunlardan bazılarıdır. sonra da unutulmayıp,
Hadisi ve hadis ilimlerini bilme konusunda o Her ne kadar da
derecede başarılıydı ki, sahih olan hadisi sahih hadis ve tefsir alanında tarihin büyük alimlerin-
olmayanından ayırma konusunda zirvede oldu- kaleme aldığı eserlerle den olarak kendinden
ğu söylenirdi. Bundan dolayı ona “Hafız” lakabı adı duyulsada, özellikle bahsetmeyi başarmıştır.
verilmişti. Hadis ilmini derinlemesine incelemiş tarih üzerine birçok önemli
ve bu konuyla ilgili pek çok eser yazmıştır. eseri vardır. Bu durumu
Örneğin, bir tarih kitabında Hz. Peygamber’den ise kendi şu sözlerle anla-
binden çok hadis rivayet edenlerden başlaya- tıyor: Ben çocukluğumdan
rak en az bir hadis nakletmiş olanların isimlerini itibaren, belli bazı ilimlerle
çeşitli başlıklar altında sıralamıştı. Hadisleri ilgilenmekle yetinmeyip,
ezbere bilmek bir yana, hadisin kimler tarafın- bütün ilimlerle meşgul
dan rivayet edildiğini en ince ayrıntısına kadar olmayı tercih ettim. Bütün
biliyordu; “Hafız” ünvanı bunu gerektiriyordu. ilimlerden istifade etmeyi
Hangi duygularla ezber yaptığını şöyle ifade sevdim. Bazılarına değil,
etmişti: “Çocukken yanıma kuru peksimet alır tamamına hakim olmak
ve hadis öğrenmek için İsa nehrinin kıyısına için gayret sarf ettim“
giderdim. Yanıma aldığım peksimetleri yemek Durum böyle olunca
da, çorba dan başka
n 64 www.euroimaj.de 2020 birşey yemek için vakit
kalmıyor demek ki...

