Page 60 - Euroimaj-Sayi61
P. 60
Das Magazin der Region...
www.euro maj.de
KÖŞE YAZISI
skiler kendileri hakkında
bir şeyler anlatmayı
E doğru görmezlerdi.
Anlatmayı sevmedikleri gibi
yaşadıklarını da yazarak kayıt
altına almazlardı.
Daha doğru anlamı ile şu
tespiti yapabiliriz; Türk tasavvuf
anlayışında bir insanın kendini
övmesi, kendisi hakkında bir
şeyler anlatması şık görülme-
miş ve bu durum kibir şeklinde
algılanmıştır.
Osmanlı Dönemini anlatan
gezginlerden olan Evliya Çelebi
bu anlayışın dışına çıkarak hem kendisini etmek isterim. Mahallesinin genç, kıymetli pek çok evla-
hem de gezdiği yerleri çok güzel anlatan Bazı insanların karakterleri ve şah- dının şehit olmasına sebep oldu. Nurlu
eserler ortaya koymuştur. siyetleri şöyledir; hiçbir makam, mevki, Yazıcılar Mahallesi, kıymetli evlatlarını
Bugün Evliya Çelebinin hatıralarından ekonomik karşılık beklemeden, hatta kaybetmenin izlerini hala taşır…”
her kesimden insanlar yararlanmakta ve maddi olarak en zor şartlar altında olma- Köyünden, yaylalardan, kendinden ön-
kendisini hayırla yâd etmektedirler. larına rağmen kendi kozalarını örmeye, ceki ve ilk çocukluk, delikanlılık çağının
Günümüzde millete hizmet eden yaşadığı çevre için üretmeye, insana Osmanlı döneminin sosyal, kültürel, eko-
devlet adamı, siyasetçi, tarihçi, sanayici yatırım yapmaya bir ömür boyu devam nomik ve eğitim hayatından “Anıların-
ve kültür insanlarının hatıralarını yazma- ederler. da” en ince ayrıntısına kadar bahsetmiş
ları, milletleri için yapacakları büyük bir Merhum Kemal Doğan için benim bir değerimiz merhum Kemal Doğan.
hizmettir, hatta bu konu bence, onlar için tespitim budur. Kitaptaki ayrıntılara, teferruatıyla
görev olarak telakki edilmelidir. Zira, yokluklar içinde ideallerini ger- girmem elbette bu makalede mümkün
Biyografi yazarlığı bizde çok eskilere çekleştirmek için çocuk yaşta dağ bayır değildir.
dayanmaz. aşarak Erzurum’a giden, oradan Trabzon’a Fakat satırbaşlarıyla da olsa kaleme
Bazı istisnalar hariç hatıra yazma yürüyen, tam bir ayda, üstelik Ramazan- aldığı anılarının birkaçından bahsedecek
geleneğimizde yoktur. da Trabzon’dan yaya Samsun’a ulaşan ve olağanüstü hayat hikâyesini anlatma-
Milletlerin tarihlerinde, geçmişle bir insanın bütün bu sıkıntılara bir ideali ya gayret edeceğim.
geleceği buluşturmada hatıraların ne olduğu için katlandığına, sanırım sizde 1896 senesinde büyük ağabeyi Süley-
denli önemli olduğunu günümüzde daha benim gibi ikna olmuşsunuzdur! man Efendi, Erzurum vilayetinin Gürcü
iyi anlıyoruz. Kemal Doğan 1883 yılında Çayeli boğazının Köşk köyünde hoca olması
“Orhun Kitabeleri” Türklerin hatıra Madenköy’de dünyaya gelmiş. nedeniyle yanına gidiyor. Diğer ağabeyi
ve tecrübe aktarımına verilebilecek en Anne adı Emine, baba adı ise Reşit’ti. Osman, Rusya’da fırıncılık yaptığı için
güzel örnektir. Dedesi 1824 yılında Rize’nin Karasu kendisini oraya göndermesini istiyor
Çayelili Eğitimci dostum Cengiz köyünden yaşadığı tatsız bir olaydan büyük ağabeyinden.
Azman; 1969 yılında yazıp bitirdiği, aynı sonra önce Çayeli’nin Havya Deresine Ağabeyi Süleyman, kendisine bir
yıl vefatının ardından oğlu Orhan Do- sonra da Madenköyüne ailesi ve hayvan kâğıt kalem vererek; “meşk et kâğıdı
ğan’ın bastırdığı “Anılarım” isimli kitabını, sürüleri ile birlikte gelip yerleşmiştir. doldur” diye ricada bulunmuş.
Şaban Sukas’ın isteği üzerine orijinaline Dedesi Madenköy’e gelince köyün Biraz uğraşıp kâğıdı doldurduktan
sadık kalarak yeniden elden geçirmiş ve ağası olan Dervişoğlu Mustafa’nın gemi sonra Ağabeyi; “okumalısın Rusya’ya
kaleme almış. ocağını satışa çıkardığını haber almış ve gitmen doğru olmaz” diye kendisine
Kitabın yeni baskısını bana yolladı burasını satın alarak tamamen Maden- tavsiyede bulunmuş.
sevgili Cengiz Azman Hocam. köy’e yerleşmiştir. Bunun üzerine okumaya başlayan
Kitabı okurken kendimi, Marbudam Merhum Kemal Doğan, çocukluğuna merhum Kemal Doğan, çeşitli hocalar-
(İncesu) Köyünde, Maden köyünde, Çaye- dair uzun uzun hatıralarını anlattığı dan Arapça, Kuran-i Kerim ve Hafızlık
li’nde, Rize’de, Erzurum’da ve İstanbul’da kitabının bir yerinde şunları yazıyor; eğitimi almaya başlamış.
buldum! “Benim çocukluğumda köylerde fakir- Ağabeyi Süleyman, kardeşi için
O kadar sade ve o kadar içten kaleme lik ve yoksulluk fazla idi. Çalışkan, bilgili köydeki görevini bırakıp Erzurum’un
almış ki anılarını merhum Kemal Doğan, ve sanatkâr olan Yazıcılar Mahallesinin merkezine gelerek “Boya Camiinde”
kitabın okuması bitince, gayrı ihtiya- durumu iyiydi. Bu mahallede herkesin göreve başlamış.
rı “ben Kemal Doğan’dan ve anılarını elinden iş gelirdi. Kadın, erkek çalışırlar- Daha çocuk yaşta olan merhum
yazdığı kitaptan kesinlikle Çayeli’nin dı. Akşamları da toplanır hem söz, sohbet Kemal Doğan, Erzurum’dan arada bir
Hikâyesinde bahsetmeliyim” düşüncesi- eder, hem de el işlerini yaparlardı. Her memleketine geliyor.
ne sahip oldum. tarafta katiller, hırsızlar olur ve işitilirken, Kitapta bu gidiş gelişleri en ince
Kitabi okuduktan sonraki kanaatimi Yazıcılar Mahallesinde böyle şeyler ayrıntısına kadar anlatıyor.
daha makalenin hemen başında ifade olmazdı. Birinci Cihan harbi Yazıcılar Aldığı eğitimden sonra İlk defa 1900
60 n 2023 - www.euroimaj.de

