Page 30 - Euroimaj 55.Sayı
P. 30

Azra Özdemir’İn yazısı
       KÖŞE
       HALIL IBRAHIM SOFRASI



       >> IÇI BOŞ INSANLARIN
       Bu Dünyada



       Yeri Yok




       H  ani “erkekler ağlamaz” diye   ruz bu mısralarda?    mu dolu mu bilen yok”
                                                                Sahi Halil İbrahim’i hatırladık
                                    Hele ki her şeyin görselliğe
          bir deyim vardır ya; hele o er-
       kek baba ise hiç ağlamazmış gibi   indirgetildiği şu dönemde?   mı? Hani Allah’ın “Halil’im”, yani
       gelir insana. Sonra bazı türküler,   Kim namusunu göz kapakların-  “dostum” dediği İbrahim a.s.?
       şarkılar, ezgiler vardır, seni alır,   da taşıyor sahi?   Kısaca İbrahim Halilullah.
       bambaşka dönemlere götürür.   Hangimiz bir hata, bir kusur   Peygamber Efendimiz’den sonra
        O kadar mana yüklüdürler ki,   gördüğümüzde yüz çeviriyoruz?   insanların en üstünü olan Hz.
       bir de bakarsın o ağlamaz diye   Başkasının namusuna yan   İbrahim. Hani gözünü kırpmadan
       adlandırdığın baba dahi ağlar.  gözle bakmayı bırak, namus   Rabbine söz verdiği için oğlu İs-
        Ve sen o mısraların peşine   kavramından bihaber yaşıyor   mail’i Allah yoluna kurban etmeye
       düşersin. O kadar anlam yüklüdür   birçoğumuz. Namus dediğimiz şey   hazır olan İbrahim Peygamber’den
       ki o türküler, kalbinin en derinle-  öyle bugün rastgele kullanıldığı   bahsediyorum. Nemrud’un ateşe
       rine dokunur, gönlünü okşar, asıl   gibi iki bacak arasına hapse-  atmaya çalıştığı İbrahim Peygam-
       kişiliğine, İnsanlığına ayna tutar.   dilemeyecek kadar mühim bir   ber var ya, işte ta kendisi. Hani
       Kendi kendine sorarsın: “Neydik   kavramdı bir zamanlar. Hatırla-  ilahiler söyleriz onun adına: “Ne
       ne olduk?” diye.            dınız mı? Sözünde durmayana,   güzel kul ne güzel örnektir. İbra-
        Sahi neydi insan olmak?    emanete hıyanet edene, yalan   him tek başına ümmettir. Dikilir
        Nerede başlıyordu nerede   söyleyene, mesuliyetlerini yerine   zalimin karşısına, gül toplar ateş
       bitiyordu?                  getirmeyene, insanları dolandıran-  bahçelerinden” deriz.
        Gelin Barış Manço’nun “Halil   lara “namussuz” diye hitap edilirdi   Onu andıkça güç bulur, kendi-
       İbrahim Sofrası” adlı eserine bir   bir dönemler. Yani namus kavramı   mizi yapayalnız hissettiğimiz dö-
       göz atalım hep birlikte: Barış   basit bir kavram değildir, birçok   nemlerde onun tek başına verdiği
       Manço’nun dediği gibi haddini   üstün özellikleri içinde toplayan bir   mücadeleyi hatırlarız.
       bilmekti belki de insanlık.   kavramdır ve bizler, el alemin na-  İşte bu mübarek zatın adı ile
        Ne yazmış ince fikirli, uzun saç-  musuna, malına, mülküne, eşine,   bağdaştırılan bir sofra vardı: “Halil
       lı, bin bir yüzüklü büyük sanatçı:   evladına, mutluluğuna hatta mut-  İbrahim Sofrası” dediğimiz türden.
       “İnsanoğlu haddin bilir kem söz   suzluğuna dahi yan gözle bakan   Halil İbrahim bereketi derler ya
       söylemez iken, el alemin namusu-  bir topluluğa doğan bir nesil olarak   hani. Sahi hiç düşündük mü acaba
       na yan gözle bakmaz iken” Demek   hayatımızı tasarlıyoruz. Demem o   sofra dualarında çokça andığımız
       ki neymiş haddimizi bilmekmiş   ki: “İnsanoğlu haddin bilir kem söz   Halil İbrahim bereketi neyi temsil
       insanlık.                   söylemez iken, elalemin namusu-  eder diye?
        Ne demişler: “Haddini bilen,   na yan gözle bakmaz iken” cümle-  Gelin birlikte hatırlayalım:
       kendini bilir. Kendini bilen ise   si bizlere çok uzak maalesef.   Hazreti İbrahim misafiri ve ikramı
       Rabbini bilir”. Aslında her şey   Öyle yaşamların sürdürüldüğü   çok seven bir peygamberdi.
       kendini bilmekle başlıyor.Nerede   dönemler ise bir masalı andırı-  Sofrasında misafir olmadığı vakit
       konuşup nerede susmamız gerek-  yor artık. Ama öyle dönemler bir   üzülür hatta bir kıssaya göre
       tiğini bilmek mesela. Zerre kadar   zamanlar fazlasıyla gerçekti. O   misafirsiz sofraya oturmayacağı-
       bile olsa kem söz söylememeyi   dönemlerde insanlar bizlerden çok   na yemin edip tam bir ay misafir
       bilmek. İnsanları ne dilimizle ne   farklı yaşamlar sürdürüyor, her   gelmediği için aç kalmışlığı vardır.
       de gözümüzle incitmekle başlıyor.   şeye farklı gözle bakıyordu. İste o   Yollara düşüp evine buyur edecek
       “Elalemin namusuna yan gözle   dönemlerde bir sofra kuruluyordu   misafir aramışlığı dahi vardır Allah
       bakmaz iken” diyor usta sanatçı.   ve o sofra yüzyıllar sonra dahi   dostunun.
        Hangimiz kendimizi bulabiliyo-  bizlere ilaç oluyordu:   Ne kadar da ince bir davranış!
                                    “Bir sofra kurulmuş ki Halil İbra-  Ne güzel bir örnek öyle değil
       n 30  www.euroimaj.de  2017  him adına, ortada bir tencere boş   mi?
   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35