Page 31 - Euroimaj 55.Sayı
P. 31
Bir de dönüp kendimize bakmalı yanı sıra, hem melekleri geçecek davet ediyor Barış Manço. Bizler
şu durumda. Evet, kültürümüzde kadar mükemmel olan, hem de de etmeliyiz. Kula kulluk edenler-
misafirperverlik çok önemli bir aklı olmayan hayvanlardan daha se varsınlar ömür boyu bu yolda
değerdir. Lakin gitgide birçok da aşağı olacak kadar kötü olma taş döşesinler. Günde beş defa
değerimizden ödün verdiğimiz gibi kabiliyetine sahip bir varlık yarattı; yalvarmıyor muyuz Rahman’a, bizi
bu değerimizden de ödün verir yani insanı var etti. Hangi özellikle- doğru yola iletmesi için, onlardan
olduk. Artık misafirleri bir nimet ri taşıdığımızı anlamamız için ise olmamak için. Varsın onlar devam
olarak değil, bir yük olarak görür nefis ve şeytanı yarattı. Bunların etsinler. Sonu hüsran, sonu ka-
olduk. “Misafir rızkıyla gelir, ev hepsi daha çatal, bıçak, kaşık icat ranlık... İş nefsine hakim olmakta
sahiplerinin günahlarının affedil- edilmemişken - İsmail’e inen koç bitiyor aslında. Sabırlı olmakta
mesine vesile olarak çıkıp gider“ kurban edilmemişken oldu. Hz. bitiyor. En başta dediğimiz gibi,
(Aclûnï, 1/88, 2/36) hadis-i-şerifini Havva ve Adem a.s. Allah’a karşı haddini bilmekte bitiyor. İşte bunu
ne çabuk unutur olduk? gelerek kendi nefislerine zulüm başaran ya da İbrahim Halilullah’ı
Oysa Haşr suresinin 9. Ayeti: ettiler. Onların soyundan gelen kurtarmaya koşan karınca misali
“…Onlar ihtiyaç içinde kıvransalar insan ise nasip kısmet uğruna öyle bu yolda ölmeyi göze alan insanlar
dahi mü’min kardeşlerini kendile- bir kavgaya tutuştu ki, gerçeklere için siz de buyurun diye sesleniyor
rine tercih ederler…” çok açık ve odaklanamadı. Tencerede pişen bir kez daha Barış Manço: “Halat
nettir öyle değil mi? aşı değil kapağını kulpunu gördü. gibi bileğiyle yayla gibi yüreğiy-
Şöyle bir düşündüğümüzde Onlara itimat etti, gözlerini boya- le- Çoluk çocuk geçindirip haram
fark edeceğiz ki aslında yemek masına izin verdi. Ve bu kavga nedir bilmeyenler - Buyurun siz de
bahanedir, önemli olan misafir- yıllardır sürüp gidiyor: “Yıllardır buyurun - Buyurun dostlar buyu-
lere gönüllerimizde yer açmaktır. sürüp giden bir pay alma çabası run.” Ve sonunda diyor ki: “Barış
Gelin türkümüzün devamına bir – Topu topu bir dilim kuru ekmek der her bir yanın altın gümüş taş
göz atalım: “Ortada da bir tencere kavgası- Bazen durur bakarım bu olsa- Dalkavuklar etrafında el
ne doluluğu önemliydi ne boşluğu. ibret tablosuna- Kimi tatlı peşinde pençe divan dursa - Sapa kulpa
Önemli olan o sofranın etrafında kimininse tuzu yok”. kapağa itibar etme dostum – İçi
toplanmaktı. Herkesi o sofranın Görünen o ki, böyle de sürüp boş tencerenin bu sofrada yeri
etrafına toplayabilmekti marifet” gidecek. Gelip geçici olduğunu bil- yok. İstediğimiz kadar dışımızı
Ne güzel demiş Barış Manço: memize rağmen paylaşamadığımız süsleyelim, en güzel kıyafetlere
“Buyurun dostlar buyurun Halil dünya malı bizlerin sonu olacak. bürünelim, herkesin saygısını
İbrahim sofrasına” Maksat aslında Yaşadığımız dönemdeki tüketme ve sevgisini toplamaya çalışa-
bıkmadan usanmadan gönülleri hastalığına bir bakın, adeta bir lım. Bunların hepsi boşa kürek
fethetmekti. Birbirimizin derdi- çılgınlığı andırıyor. Her birimiz ne çekmekten başka bir şey değildir
ne, tasasına ve sevincine ortak kadar da hırslıyız. Şu geçici şeyler O’na layık kul olamadıktan sonra.
olmaktı. Bir kuru soğanı bölüşmek, için ne kadar enerji ve çaba har- İnsan suretine bürünüp sap gibi
bir tas su ikram etmek. Ama gel cıyoruz. Akıl almaz bir israf içinde yaşama çabamızı değiştirmedikçe
gör ki bugün bolluk içinde yaşayan yaşıyoruz adeta. Ama işin en acı bu dünyada yerimiz yok. Doğaya,
bizler, birbirimizi ağırlamaktan aciz yani nedir biliyor musunuz? hayvanlara, insanlara faydamız
kalmışız. Türkünün en can alıcı Biz parayı arttırmaya çalıştıkça yoksa Allah’a kul olmanın derin
kısmı işte bundan sonra başlıyor fakirlik de artıyor. Bilginin artma- manasını kavrayamamışsak eğer,
aslında: “Daha çatal, bıçak, kaşık sıyla cahillik de çoğalıyor. Barış o zaman bu dünyadaki yerimiz gü-
icat edilmemişken - İsmail’e inen Manço bunları 30 yıl önceden zel döşenmiş bir oturma odasında
koç kurban edilmemişken - Bir sezmiş, duymuş, gözlemlemiş ve bomboş duran bir vazoyu andırır.
kavga başlamış ki nasip kısmet bununla da yetinmeyip dile dök- Ziyaretçilerin “Bu da ne güzel bir
uğruna - Kapağı ver kulpu al kur- müş: “Kimi tatlı peşinde kimininse vazo böyle!” deyip yanımızdan
banı hiç soran yok” Ortada bir ten- tuzu yok” demiş. Gel gör ki 30 yıl geçmesiyle yetiniriz; hatta bundan
cere var boş mu dolu mu onu dahi sonra yine ve yeniden aynı yer- hoşnut kalırız. Oysa çiçeklerle
bilmiyoruz. O tencerede pişen bir deyiz. Ama hüsrana uğramayalım dolu bir vazo farklıdır. Bizlere kâi-
aş var. Kokusunu dahi almıyoruz. hemen. Değiştirebiliriz. Değişebili- natın güzelliğini ve bu kâinatı var
Öylesine dış etkenlere odaklanmı- riz: “Alnı açık gözü toklar buyur- edenin yüceliğini hatırlatır. İnsan
şız ki. Kavgaya tutuşmuşuz adeta. sunlar baş köşeye- Kula kulluk da vazo misali içindekilerle dün-
Fark ettiyseniz “Daha çatal, bıçak, edenlerse ömür boyu taş döşeye- yadaki ve ahretteki yerini belirler.
kaşık icat edilmemişken - İsmail’e Nefsine hakim olursan kurulursun Barış Manço’nun da dediği gibi:
inen koç kurban edilmemişken“ tahtına- Çalakaşık saldırırsan ne “Para pula ihtişama aldanıp
diyor Manço. Yani bizi alıp ilk insa- çıkarsa bahtına.” Her dönemde kanma dostum – İçi boş insanların
nın yaradılışına götürüyor. olduğu gibi bizim dönemimizde bu dünyada yeri yok.”
Diyor ki Allah günah işleme de gözü, gönlü tok insanlar var. Haydi dostlar, haydi şimdi buyu-
kabiliyeti olmayan melekleri Amca, baba, ağabey, abla yahut run Halil İbrahim Sofrasına
yarattı ve hiçbir şeyden sorumlu hoca dediğimiz insanlar. Örnek
tutulmayan hayvanları. Bunların insanlar. İşte onları baş köşeye 2017 www.euroimaj.de n 31

