Page 48 - Euroimaj 55.Sayı
P. 48

Yılmaz ÖZDİL’İn yazısı
       KÖŞE
       Sıra dışı bir

                                 aşk hikayesi



       M  acera filmlerindeki kahramanlar   mektup gönderdi.  bulunduğumuz durum nedeniyle duy-
                                    “Seni Allah'a, evlatları sana
          hep uzun boyludur, atletik yapı-
       lıdır, üçgen vücutludur, ateş gibidirler,   emanet ediyorum, hayat işte, iyi kötü   gularımı dışa vuramadım, Kıbrıs me-
       sert mizaçlı, keskin bakışlı, yakışıklı   tesadüflerle dolu, bizimki böyle oldu”   selesi yüzünden omuzlamak zorunda
       adamlardır.                 dedi.                      kaldığım sorumluluklar mı bana mani
        Bizim sahici kahraman Rauf ise,   Aydın ağladı, ağladı, ağladı.  oldu, yoksa doğuştan mı böyleydim,
       göbekliydi iyi mi… Hatta obezdi.  Neyse ki, Rauf o cendereden   bilemiyorum” diyordu Rauf.
        Bodurdu. Keldi.            kurtulmayı başardı.          Ama şunu biliyordu.
        Öyle sert bakışlar filan fırlatmaz,   Hani derler ya ölümlerden ölüm   “Türkiye olmadan cennete bile
       hayata daima kıkır kıkır gülümseye-  beğen diye, hep öyle oldu, defalarca   girmem” diyordu!
       rek bakardı.                ölümden döndü, kafasının üstünden   Böylesine idealist, böylesine adan-
        Halbuki, hayatının her saniyesi   cayır cayır mermilerin geçtiği de oldu,   mış bir yurtseverdi.
       bizatihi macera filmiydi.   hemen dibine havan topunun düştü-  Sakin, huzurlu bir hayat düşleyen
        Ateşten gömleği giymiş, kelle kol-  ğü de oldu, en yakın arkadaşları ku-  Aydın…
       tukta yaşamış, dünyanın en tehlikeli   cağında şehit oldu, hem Ada'da hem   İşte bu çılgın Türk'le bir ömür
       hadiselerinin içinde yeralmıştı, kod   Londra'da suikastlerden kurtuldu.  geçirdi.
       adı Toros'tu.                Aydın hep bu korkularla, bu endi-  İkbali de gördüler.
        Hakikaten yüreği Toroslar gibiydi.  şelerle, hep bir kötü haber alacağım   İhaneti de.
        Fırtına kasırga, bana mısın   duygusuyla yaşadı.        Hayallerinin yıkıldığı da oldu.
       demezdi.                     Çocukluktan beri tanışıyorlardı.  Rüyalarının gerçek olduğu da.
        Savaş veya casus filmlerinde   Çocukluktan beri nişanlıydılar.  Bazen hüzün.
       kalıpları tornadan çıkmış çakma   “12 yaşımdan beri evleneceğimizi   Bazen sevinç.
       kahramanları seyrediyoruz. Gel gör   biliyordum” diye anlatıyordu Aydın…  İnsana dair her ne varsa…
       ki, atlayıp zıplayanla, uçan kaçanla   Nikahlandıklarında Rauf 25, kendi-  Fazlasıyla yaşadılar.
       yazılmıyor harbi destanlar… Toros   si 18 yaşındaydı.    Film olsa finalini abartmışlar deriz
       gibi yüreklerle yazılıyor.   64 sene aynı yastığa baş koydular.  ama, gerçek…
        Beşparmak Dağları'nda kan   Rauf henüz 1.5 yaşındayken   Son nefesini verirken Aydın'ına
       gövdeyi götürürken çekilmiş siyah   annesini kaybetmişti.  şarkı söylüyordu Rauf…
       beyaz bir fotoğrafı var mesela…   Aydın onun için hem sevgili, hem   “Sevemez kimse seni, benim sev-
       Belinde kemer gibi sarılmış mermi   eş, hem anneydi.   diğim kadar, sevgilim sen olmasan,
       şeritleri, elinde hafif makineli, ölümle   Bir anne ve babanın yaşayabilece-  bu dünya neye yarar” diye mırılda-
       kalım arasındaki ince çizgide, sanır-  ği en ağır acıyı, üç defa yaşadılar.  nıyordu.
       sın piknik yapıyor, öylesine rahat,   Kızları Dilek'i henüz üç yaşınday-  Böylesine sıradışı bir aşk hikaye-
       gülümsüyor.                 ken toprağa verdiler.      siydi.
        Rahmetlinin en ilgimi çeken tarafı   Küçük oğulları Münir'i altı yaşın-  Rauf'unu kaybettiği gün, hayatında
       buydu.                      dayken kaybettiler.        ilk kez ayakta zor duruyordu Aydın…
        Sıradan görünümlü, sıra dışı   Büyük oğulları Raif trafik kazasın-  Tabutuna sarıldı, “ülkesinden
       kahraman.                   da can verdi.              önce, evimin lideriydi” diyebildi.
        Mecbur insan.               Kaza mıydı, suikast mıydı, orası   “Kendimi bildim bileli beraberdik
        Ve elbette, bu tür sıradışı kah-  bile meçhuldü.      biz, doğduğum günden beri, elbette
       ramanların yanındaki kadınlar da   Bir anne ve babanın taşıyabileceği   hayat devam ediyor ama, bomboş bir
       sıradışı kadınlardır, sıradışı aşklardır.  en ağır yükü üç defa omuzladılar,   hayatta bıraktı beni.”
        Evliliklerinde mutlu, huzurlu, sakin   birbirlerine tutunarak, aşklarına sa-  Ve dün çile sona erdi.
       bir hayat düşlerler ama, mecbur   rılarak ayakta kaldılar, yeniden evlat   Yiğit adamın yiğit kadını da gözle-
       insan'a aşık olunca, tehlikeli, ölümcül   sahibi oldular.  rini yumdu.
       maceralara sürüklenirler, mecburen   “Çocuklarım bensiz büyüdü, ben-  Güle güle Aydın hanım.
       sıradışı bir hayat sürerler.  siz büyüyen çocuklarımın çocukluk   Toros'a selam söyleyin.
        Rauf'la Aydın'ın aşkı, tıpkı böyle   hatıralarını anımsayamadığım için   Alabildiğine uzanan Akdeniz
       bir aşktı.                  garip bir özlem içindeyim, ölen ço-  kumsallarının dinginliğinde, yeniden
        Rauf esir düştü bi ara…    cuklarımızın matemini bile yeterince   el ele tutuşup, belki uzaktan gelen
        Adaya paraşütle atlamıştı.  tutamadım, küçük oğlumun cenaze   bir gitar tınısıyla, nihayet huzurla
        Yakalandı.                 törenine bile katılamadım, ağlamak   yürüyeceğinizi hayal ederek teselli
        Akıbeti belirsizken, Aydın'a gizlice   istedim ağlayamadım, sarılıp öpmek   olacağız.
                                   istedim, bunu da yapamadım, içinde   Sizi asla unutmayacağız.
       n 48  www.euroimaj.de  2017
   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53