Page 45 - Euroimaj 55.Sayı
P. 45

ARAŞTIRMA


       mak, çeviri yapmak, hiç kimsenin karşı çı-  şöyle tanımlar: "1. Evre: Yabancı,
       kamayacağı; bilakis arzu ile desteklenen,   baskın hakim dilin konuşulması için
       mutlak bir  ilimdir. Yabancı dil öğrenmek   ağır baskı (devletin kanunları yoluy-
       başka bir şey, yabancı dilde eğitim ay-  la, halkta özenti ve moda yaratılarak).
       mazlığı başka bir şeydir. Anadiline sahip   2.Evre: Çift dilli dönem. Ulusal dilin
       çıkma ve yabancı dillerden arındırma ise   kullanım alanının azaltılması. 3.Evre:
       özgürlüğün, bağımsızlığın, var olmanın   Gençler, baskın dili ulusal dilden daha
       temel taşıdır. Bu ikisini karıştırmamak   iyi bilmeye başlıyor, anadilini kullan-
        lazım.                            maktan çekiniyor veya utanır oluyor-
                                          lar."
          Öncelikli olarak, toplumun duygu-
        larını, düşünce ve onun ürünü olan   Dilin korunabilmesini sağlayan en
        fikirlerin birliğini, ahlâk, kültür ve ulus   önemli unsur, şüphesiz ki yazı dilinin
        yapısını korumak amacıyla anadildeki   anadilde olmasıdır. Örneğin Fransa,
       yabancı kökenli sözcüklerin yerine   dilini korumak amacı ile özel bir yasa
       yerli sözcüklerin dilimize ve toplumu-  çıkarmıştır. Bizim ülkemizde ise, işyeri
       muza tekrar kazandırılması şarttır. En   adlarının Türkçeden bozma yabancı
       basitinden, çarpıcı bir örnek verelim:   bir dile benzer, yarı Türkçe yarı ne
       Spekülatör (Fransızca) dendiği zaman,   idiği belirsiz ve saçma sapan adlarla
       ne ilginçtir ki, bazılarını bu sıfat rahat-  yazılması, yerel yönetimlerin, üzerin-
       sız etmiyor, gülüp geçiyor; vurguncu,   de düşünmesi gereken kaygı verici
       hırsız dendiği zaman muhatap kişinin   bir durumdur.
       gücüne gidiyor ve saldırıya geçiyor. Bir
       başka söylemle; sıfatın yıkıcı, olumsuz   Bu konuyla ilgili çok önemli bir
       ve çirkinliği yanında, uyarıcı, aydınlatıcı   tespiti ünlü filozof Konfüçyüs'ten
       niteliği ancak anadilimizde meydana çıkı-  aktaralım: Çinli bilge ve düşünür
       yor ve ciddiyet kazanıyor!         Konfüçyüs'e sorarlar: "Bir ülkeyi
                                          idare etmeye çağrılsaydınız,
        Birden çok yabancı dil bilenlerin rahat-  ilk iş olarak ne yapardınız?"
       lıkla ilk olarak göreceği gerçeklerden biri   Konfüçyüs şöyle cevap vermiş:
       de, halk arasında konuşulan Türkçede   "Önce dili düzeltirdim. Dil düzgün
       ciddi yoğunlukta yabancı kökenli söz-  olmazsa, kelimeler düşünceyi iyi
       cüklerin varlığıdır. Bu konuda ilk sırayı   anlatamaz. Düşünceler iyi anlatıl-
       Arapça çekmektedir. Diğerleri Fransız-  mazsa yapılması gereken şeyler
       ca, Farsça, İngilizce, Latince, İtalyanca   iyi yapılmaz. Gereken yapılmazsa
       v.d. olarak sayabiliriz. Yabancı kökenli   ahlâk ve kültür bozulur. Ahlâk ve
       sözcükler o kadar yoğunluktadır ki, ayrı   kültür bozulunca, adalet yolunu şa-
       bir sözlük meydana getirmek ister. Dikkat   şırır. Adalet yanlış yola saparsa, halk
       ederek kaleme alınan bu yazının dahi en   güçsüzlük ve şaşkınlık içine düşer.
       az üçte biri ister-istemez yabancı köken-  Ne yapacağını, işin nereye varacağını
        lidir. Asıl önemli olanı, halk arasında   bilemez. Bu sebeple söylenilen sözü
        kullanılan bu yabancı kökenli sözcükle-  doğru söylemeli. Hiçbir şey dil kadar
        rin bir çoğunun yanlış söylendiği veya   mühim değildir."
        yanlış ifadeler yüklendiğidir. Hal böyle
        olunca, biz sorunlarımızı, duygularımı-  Birtakım edebiyatçı ve şairlerin,
        zı, sevgimizi, düşünce ve fikirlerimizi,   "Türkçedeki yabancı kökenli sözcük-
        ürettiğimiz çözümleri en iyi ve anlaşılır   lerin reddedilmesi, atılması hainliktir"
       şekilde nasıl dile getireceğiz? Toplumun   gibi gaflet ve dalalet yüklü söylemleri,
       varlık değerlerini kemirenleri, speküla-  yabancı dil boyunduruğunun (esa-
       tör sıfatıyla değil, vurguncu, hırsız, halk   retinin) içine düştüklerinin açık bir
       düşmanı olarak tanımlayıp, tanıtarak   belirtisidir. İnsanların birbirlerini daha
       başlayabiliriz.                    iyi anlamaları, kendilerini, hayallerini,
                                          şiirlerini, duygularını, fikirlerini daha
        Dil bilimci David Crystal 2000 yılında   iyi ifade edebilmeleri; hızlı düşünüp,
       çıkardığı "Dillerin Katli" kitabında, bir   okuyup yazması yalnız anadillerin-
       dilin yok olma yolunda geçirdiği üç evreyi   de mümkündür.  2017  www.euroimaj.de n 45
   40   41   42   43   44   45   46   47   48   49   50